Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Emirimsi Kipler

Herkesin -bir aralar ben de dahil- nefret ettiği, hatta ve hatta hayatta en nefret ettiği şey kendisine emir kipiyle cümle kurulması. "Bana emir kipli cümle kurma!"  Lafını çokça duymuşsunuzdur. Psikolojik olarak o an yapabileceğimiz bir işi, söyleyeceğimiz bir sözü biri bize söylediğinde tepkisel bir hareketle yapmayız ya da söylemeyiz. Peki neden ? Neden bu kadar katı bir düşünce altına giriyoruz? Evet! Tabi ki niyete bağlı. Ancak gelin dürüst olalım. Karşı taraf samimi olsa dahi kötü düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Bu tür durumlarda genelde şöyle düşünürüm. Ya o işi benim yapmam gerekiyorsa? Yahut ya o sözü benim söylememem gerekiyorsa ? Kendinizi bazen bu şekilde psikolojik olarak tedavi edebilirsiniz. Bunu kendi kendinize konuşarak, yazarak, her şeyi kırıp döküp  bir yapboz parçası gibi tekrar bir araya getirerek...  "Sen delisin psikoloğa görün!" Diyeceklerdir. Umursamayın.  Salvador Dali,  Albert Einstein,  John Forbes Nash,  Hallacı Mans...
İnsan Oturup düşününce varıyorum farkına. Insan oturmalı, düşünmeli, sonra sevmeli. Hiçbir sevginin yeri öfkeyle dolmamalı ve sevginin dozunu kaçırmamalı. Dünyanın 4/3'ünü bırakın sular kaplasın. Kin ve haset değil. Aldığınız kararları kendi özgürlüğünüz olarak algılamayın. Etrafınızdaki insanların kalbine, bedenine, ruhuna dokunacak bir yanı varsa sizin özgürlüğünüz orada biter. Haksızlığa uğradığınızda hiçbir zaman susmayın. O, "Ben karşımdakinin seviyesine inmeyeceğim." devri bitti. İnin! Kırıp dökmeden inin. Kendinizi kimseden üstün görmeyin. Aranızdaki tek fark birinizin sadece o gün bir bardak fazla su içmesi bile olabilir. Kendinize yasaklar koymayın. Kendinize sınırlar çizmezken, başkalarının sınırları olmayın. Affedin!  "Affetmek, iyileşmeye doğru atılan olumlu bir adımdır." demiş William Golding. Birini affetmek istediğinizde uzun süre hatırlayacağınız kötü şeylerin kalbinizi karartacağını, için için öfkeyle dolacağınızı düşünün. Sevginin çiçek açtı...
Merhaba.. Şimdi Kemal Sunal gibi “Şimdi ben buraya neden çıktım? Niçin çıktım? Nasıl çıktım? Bunu izaha gerek yok gördünüz, yürüdüm çıktım! Ama, çıkmamış da olabilirim. Çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır. Görünen köy… Uzakta değildir buraya çıktıksa sonradan çıkmadık mı dedik? Bunlar bir takım uydurma laflardır… Sahi ya ben buraya neden çıktım? kim çıkardı ulan beni buraya?”  diye düşünmedim değil. Ancak artık şarki dinlemek istediğime değil şarkı söylemek istediğime karar verdim ve uzun zamandır yapamadığım şeyi yapmak için burdayım. Ben yazarım siz okur musunuz bilemem. Çünkü  önce kendi yüreğine dokunabilmeli ki insan sonra başkalarına dokunabilsin. Mutlu gunler!