İçimizde (ki) mutluluk
Sanki eskiden daha mutluyduk. Hevesler kolay kolay kırılmıyordu bu zamandaki gibi. Hayallerimiz, hobilerimiz daha yaşanabilir, daha gerçekleşebilirdi. Şimdi ne düşünüyoruz, ne yapıyoruz? Spor yaparken koşacağımız yolu, süreyi; günde kaç kalori alacağımızı, ne kadar besin tüketeceğimizi; giyeceğimiz kıyafetin hangi ayakkabıyla hangi çantayla uyumlu olacağını belirleyen bir şeye sahibiz. Cebimize sığabilecek kadar küçük, tatlı, hayatımızın sekreteri... Cep telefonu! Ne mutlu bize! Hayatımız kolaylaştı. Oh! Ne alâ! Yaşamsal faaliyetlerimizi kolumuzu kıpırdatmadan gerçekleştiren, üşengeçlik adı altındaki tembelliğimizin dostu bir cihaz. Ama bir şeyler eksik sanki, bu telefonun bize veremediği bir şeyler var. Mutluluk mu ola ki ? Evet mutlu değiliz. Yaşadığımız duygular milyonlarca maskenin altında çürüyüp gidiyor. Yaşadığımız hüzün bile telefonumuzun altında kendini kurtarmaya çalışıyor. Biz n'apıyoruz? Durun iki saniye de olsa düşünelim. Ya da Instagram da anket mı yapsak? Daha net sonuçlara ulaşabiliriz diye düşünüyorum. Evet, aynı fikirde olduğumuzu biliyorum. Peki neden bu kadar insan aynı fikirdeyken hala bir karış ilerleyemiyoruz? Belki çok kızılacak ama söyleyeyim: Çünkü sahteyiz. Başta demiştim ya, milyonlarca maskenin altında yaşamaya çalışıyoruz. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Birbirimizle geçirebileceğimiz vakti telefonlarımızın çalmasına izin veriyoruz. Birbirimize sadece mesaj yazarak sevgimizi ifade ediyoruz. Yüz yüze gelince birbirimizin gözünün içine bile bakmıyoruz. Birbirimizi dinlemiyoruz. Kafamız hep fotoğrafımıza kaç beğeni geldiğinde. Bugün ne yaptığımızı hiç paylaşmadığımız için elimize geçen en ufak bir objeyi üzerine iki süslü cümle yazarak paylaşma telâşındayız. Üzgün olduğumuzu herkes görmeli hemen patlatmalıyız ordan bir Sezen Aksu. Bugün oturup uzun süredir göremediğimiz bir arkadaşımızla oturup bir fincan kahve içtik. O kahve mutlaka paylaşılmalı! Bu bu şekilde olmamalı, elimizden telefonu bırakıp kas gücümüzle çalışmalı, çalışmalı, çalışmalıyız. Söyleyeceklerimi sonlandırırken size çok güzel bi şarkı ve onun bir kısmını bırakmak istedim. Lukas Graham- Love Someone: Ama birini sevdiğinde ona kalbini açarsın. Birini sevdiğinde, kalbinde yer açarsın. Sevgiler
Yorumlar
Yorum Gönder